Tüm Bloglar

2019-08-05 09:00

Ülkemizde bitkisel sofralık yağ ve çerezlik ürün elde etmek amacıyla yapılan ayçiçeği tarımında sürdürülebilirlik için mineral ve organomineral gübrenin önemi ortada. Peki bilimsel veriler ne diyor? Sürdürülebilir ayçiçeği tarımı için denemeler kurularak sonuçları bir raporla paylaşan tarla bitkileri uzmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Sami Süzer, organomineral gübrelerin önemini vurguluyor. İşte o detaylar…

Sürdürülebilir ayçiçeği tarımı nedir? Nasıl yapılır?

 

Ayçiçeği tarımında sürdürülebilirliği sağlamak için hasat edilen ürünler tarafından kaldırılan, yıkanma veya buharlaşma yoluyla kaybolan besin maddeleri mutlaka tekrar toprağa geri verilerek doğal denge korunmalıdır. Bu nedenle sürdürülebilir tarımın diğer bir tanımı da ekonomik yönden uygulanabilir, çevre açısından uygun, sosyal yönden kabul edilebilir ve politik yönden desteklenebilir olarak yapılmaktadır. Ekonomik yönden uygulanabilirlik deyince bugün ve gelecekte çiftçiler için üreticilere mutlaka gerekli olan geliri sağlaması anlaşılmalıdır. Çevre açısından uygunluğu toprak, hava, suyu bilinçli kullanarak ve doğayı koruyarak tarım arazilerinde sürdürülebilir tarımı mümkün kılmasıdır. Sosyal yönden kabul edilebilirlik, üreticilerin ihtiyaçlarını, yeni teknolojileri ve bölgesel ahlaki değerlere uygun olmasıdır. Politik yönden desteklenebilirliği ise tohum, gübre, kredi ve ürünün değerine satılması gibi konuları içermektedir. Sürdürülebilir tarımı oluşturan bu dört unsurdan bir tanesi ihmal edilirse istenilen başarıyı sağlamak zorlaşır. Sürdürülebilir ayçiçeği tarımında verimli olabilmek için stratejik açıdan ekonomik bir gübreleme, anız yangınlarını önleyerek toprağın organik madde oranını koruma, azaltılmış toprak işlemesi, uygun bir ekim nöbeti ile entegre olarak hastalık, zararlılar ve yabancı otlarla mücadele büyük önem taşımaktadır.

 

Sürdürülebilir ayçiçeği tarım için üreticiler nasıl bir yol izlemeli?

 

Sürdürülebilir ayçiçeği tarımında süreklilik sağlanması için üreticilerin, şimdiye kadar uyguladıkları aşırı kimyasal ilaç ve gübre kullanımına dayalı tarımsal üretim yöntemlerini terk ederek, bölgelerine uygun uzmanlarca geliştirilen yeni üretim tekniklerini pratiğe geçirmeleri sağlanmalıdır. Bunun içinde iyi yetişmiş ıslahçı, agronomist, patolog ve ekonomistler bir koordinasyon içeresinde sürdürülebilir tarım ilkelerini hep birlikte ilgili çiftçilere uygulamalı olarak anlatmalıdırlar. Karmaşık tarımsal problemler konusunda geliştirilen entegre çözüm programında genotip x çevre x yönetim x insan faktörleri göz önünde bulundurulmalıdır.

En uygun yönetim ve girdi faktörlerinin kombinasyonu tarladan tarlaya, çiftlikten çiftliğe, bölgeden bölgeye fiziksel ve ekonomik çevreye göre değişmektedir. Dünya genelinde yapılan araştırma sonuçlarına göre elde edilen tecrübeler sürdürülebilir tarımın geliştirilmesi için azaltılmış toprak işlemesi, gübreleme teknikleri, ekim nöbeti, entegre zararlı, hastalık ve yabancı ot mücadelesi, su kullanma etkinliği ve adapte olmuş bitki çeşitleri ve destekleyici olarak da hayvancılık yapılması üzerinde durulmalıdır. Sürdürülebilir tarım işletme düzeyinde mutlaka bugün ve gelecek için çiftçiye yeterli kazanç sağlamalıdır. Kısıtlı imkânlara sahip fakir çiftçiler normal yetiştirme sezonunda yeterli verim ve gelir sağlamayan sistemlere kesinlikle yatırım yapamazlar.

 

Peki yağlık ve çerezlik ayçiçeği üretimini artırmanın yolları nelerdir?

 

Ülkemizin ihtiyaç duyduğu kaliteli bitkisel sıvı yağ ve çerezlik ürün ihtiyacının sürdürülebilir olarak karşılanmasında, ayçiçeği tarımında verimliliğin artırılması büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir ayçiçeği tarımında üretim artışının sağlanması, ekim alanlarının artırılması kadar birim alandan alınan ürün veriminin artırılmasına da bağlıdır. Birim alandan alınan verimin artırılması, ayçiçeğinde verimi meydana getiren unsurlardan ortalama bir metrekaredeki tabla sayısı, bir tabladaki dane sayısı ve bin tane ağırlığıdır. Bu unsurlar normal düzeyde olduğunda ayçiçeğinde birim alandan en yüksek verimi almak mümkündür. Ancak herhangi bir olumsuz faktörle bu unsurlardan biri kötü yönde etkilenirse birim alandan alınan verimde düşecektir. Birim alandan alınan verimin artırılması için, canlı (biotik) ve cansız (abiotik) stres faktörlerine toleranslı, yağlık amaçla üretimde yağ oranı yüksek çeşitlerin, çerezlik üretiminde piyasanın tercih ettiği tiplerin tercih edilerek modern tarımsal üretim teknikleriyle yetiştiriciliğinin yapılması büyük önem taşımaktadır.

Kazançlı ve sürdürülebilir ayçiçeği tarımı için çiftçilerimiz öncelikle;

  • Tohumluk olarak Orobanş parazitine (Orobanche sp) ve mildiyö (Plasmopara helianthii sp) hastalığına dayanıklı yüksek verim ve yağ oranına sahip çeşitleri ekimde tercih etmeli,
  • Tarla toprağını zamanında işleyerek tavlı bir tohum yatağı hazırlamalı;
  • Toprak analizine göre gübreleme yapmalı;
  • Zamanında uygun sıklıkta ve derinlikte ayarı yapılmış hassas mibzerlerle ekim yapmalı;
  • Ekimden sonra tarlada bitki boyları 15-20 cm olunca sıra araları mutlaka makine ile çapalanmalı;
  • IMI grubu ayçiçeği ekilmişse gerekli yabancı ot ilacı zamanında homojen olarak uygun dozda uygulanmalı;
  • Mümkün olan yerlerde çiçeklenme öncesi ve danelerde süt olum başlangıcı gibi kritik dönemlerde bir-iki defa aşırı göllendirmeden kaçınılarak karık yöntemiyle sulanmalıdır.

 

 

Organomineral gübrelerin ayçiçeği bitkisine etkilerine yönelik denemeler kurmuş sonuçlarını rapor haline getirmiştiniz. Peki sonuçlarını okurlarımız için paylaşır mısınız?

 

 

Tek yıllık bir bitki olan ayçiçeğinin verimli toprak, su, hava, ışık ve sıcaklıkta yetiştirilmesi gerekir. Yüksek verim sağlayan ayçiçeği üretimi için verimli tarım topraklarının genellikle %3’ten fazla organik madde içermesi gerekir. Verimli topraklarda, ayçiçeklerinin normal gelişmesi ve hektar başına yüksek tane ve yağ verimi sağlaması için en az 16 element gereklidir. Dolayısıyla, yüksek verimli ayçiçeği yetiştiriciliği için karbon, oksijen, hidrojen, nitrojen, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, sülfür, bor, klor, demir, mangan, çinko, bakır ve molibden gibi bazı temel bitki besin maddelerinin bulunması şarttır. Ayçiçeği bitkilerinin yüksek miktarda nitrojen, fosfor, potasyum ihtiyacı bulunur ve bunlar temel besin maddeleri olarak kabul edilir. Bu besin maddeleri, ayçiçeği yetiştiriciliğinde kullanılan gübrelerde en fazla bulunan maddelerdir. Mikro besin maddeleri olan bor, bakır, klor, demir, mangan, molibden ve çinko, toprakta ve bitkilerde eser miktarda bulunduğu halde bunların rolü de birincil veya ikincil besin maddelerininki kadar önemlidir. Ayçiçeğinde mikro besin maddelerinden bir veya daha fazlasının eksikliği, ayçiçeği gelişimiyle tane ve yağ verimini ciddi oranda düşürebilir.

 

Ancak, ayçiçeği yetiştirilen alanlarda, bazı topraklar sağlıklı gelişmeyi ve hektar başına yüksek tane ve yağ verimini sağlamaya yetecek miktarda bu besin maddelerini içermez. Bu durumda, hektar başına yüksek tane ve yağ verimi elde etmek için organomineral ve inorganik kompoze gübre uygulamasıyla besin takviyesi sağlanmalıdır. Fakat sürekli inorganik gübrelerin kullanılması, toprakta besin ve pH düzeyinde dengesizliğe neden olur. Yalnızca organik veya yalnızca inorganik gübre kullanımıyla ayçiçeği tarımında arzu edilen verimliliği beklenen oranda artırmak mümkün olmayabilir. Bu yüzden, birim alandan alınan ürün verimini artırmak için ayçiçeği yetiştiriciliğinde organik ve inorganik gübrelerin birlikte kullanılması önerilebilir. Dolayısıyla, çiftçilerin ayçiçeği yetiştiriciliğinden bekledikleri verimi elde etmeleri için organik ve inorganik gübrelerin birlikte (organomineral gübre) kullanılması önerilmeli ve teşvik edilmelidir.

 

Ayçiçeği tarımında yüksek verim almak için uygun gübreleme önerileriniz nedir?

 

Gübreleme için ayçiçeği ekilecek tarlalardan ilkbaharda ilk sürüm öncesi, tekniğine uygun alınacak toprak örnekleri, mümkünse bakanlıkça yetkilendirilmiş bir laboratuvarda toprak analizi yaptırılmalıdır. Üreticilere, ayçiçeği tarımında dekardan 300 kg’ın üzerinde tane verimi alabilmeleri için genel bir gübreleme tavsiyesi yaparsak; bir dekara saf madde üzerinden olarak 6-8 kg/da arası azot, toprakta noksansa 5-6 kg/da arası fosfor ve 6-8 kg/da arası potasyum dozları önerilebilir. Fosforlu ve potaslı gübreler ekimle veya ekimden önce toprak altına verilmelidir. Fosforlu ve potasyumlu gübreler toprakta fazla hareketli olmadıkları için ekimle birlikte mibzerle tohumun 5 cm yanlarına ve altına verilmeli, gübre olarak da 25-30 kg/da arası kompoze 20.20.0 veya 15.15.15 veya organomineral veya yavaş salınımlı formda olanları tercih edilebilir. Ancak gübreleme, gübre deposu olmayan pnömatik mibzerlerle yapılan ekimde, tohum yatağı hazırlama işlemi yapılmadan önce toprağa serpme ve ardından tarlanın işlenip karıştırılması şeklinde de yapılabilir. Gerekirse yüksek verim alınma potansiyeli olan topraklarda azotlu gübreleme ikiye bölünerek yapılabilir. Azotun birinci kısmı ekimden önce veya ekimle birlikte 20.20.0 veya 15.15.15 gibi kompoze veya organomineral veya yavaş salınımlı gübrelerden birini kullanarak dekara 25 kg civarı, ikinci kısmı ise ayçiçeği bitkileri 25-30 cm olunca ara çapasından önce sıra aralarına amonyum kalsiyum amonyum nitrat (%26 N) veya üre (%46 N) gübrelerinden bir tanesini 10 kg/da civarı serpme suretiyle verilmesi uygundur. Genel bir bilgi vermek amacıyla ayçiçeği üretiminde yeterli ve dengeli bir gübreleme için kuru ve sulu koşullarda uygulanabilecek gübre form ve dozlarının çeşitli seçenekleri aşağıda Çizelge 1’de belirtilmiştir.

 

Çizelge 1: Ayçiçeği tarımında kuru ve sulu koşullarda toprağa uygulanabilecek bazı gübre form, miktar ve uygulama yöntemlerinden seçenekler.

 

Gübreleme Zamanı

 

Gübre Cinsi ve Seçenekler

Kuru ve Sulu Şartlarda Tavsiye Edilen Miktar (Kg/Da)

Kuruda

Suludaş imiimimm    G

 

Ekimle birlikte banda veya ekim öncesi serperek karıştırma

1. Seçenek: 15-15-15

30-35

40-45

2. Seçenek: 20-20-0

25-30

30-35

3. Seçenek: DAP (18-46-0)

13-15

15-20

4. Organomineral

25

25-30

5 Yavaş Salınımlı Gübreler

25

25-30

Ara çapasında sıra aralarına (bitkiler 25-30 cm olduğunda)

1. Seçenek: Amonyum Sülfat (% 21 N)

15-20

20-25

2. Seçenek: CAN (%26 N)

13-15

15-20

3. Seçenek: CAN (% 21 N)

10-12

12-15

4. Seçenek: Üre (% 46 N)

8-9

9-10