Basın Odası

Verim Artıran Organomineral Gübre, Müstahsili De Ekonomik Olarak Rahatlatacak. Müstahsilin İhtiyacı; Sürdürülebilir Verimli Çay Tarımına İmkan Tanıyan Organomineral Gübre.

HEXAFERM, Doğu Karadeniz için özel geliştirdiği organomineral gübresi ile ortalama %15 verim artışı sağlayabiliyor, bu da her müstahsilin cebine ortalama 1.800 TL ek gelir anlamına geliyor. Doğu Karadeniz’in 800 bin dekarlık çay yetiştirme alanında tarım yapan yaklaşık 200 bin müstahsilin her birinin ortalama dört dekar çay bahçesi olduğunu düşünürsek, geleneksel kimyasal gübre uygulaması ile her bir müstahsil dekar başına 1,5 ton, yılda ise ortalama 6 bin ton çay elde ediyor. Bu çayın kilosunun ortalama 2 TL’den satıldığını hesap edersek de, her bir müstahsilin yıllık çay gelirinin 12 bin TL olduğu bilgisine ulaşabiliriz. Bu gelir, Karadeniz Bölgesindeki müstahsilin geçimi açısından oldukça önemli bir kaynağı oluşturuyor. Organomineral gübre kullanımı ile bu gelirin 14 bin TL civarında olması beklenebilir. Müstahsilin üretim alanı büyüdükçe geliri de o oranda artabiliyor.

Daha Pahalıya Satılan Organik Gübre Verim Düşüşüne Sebep Olabiliyor

Doğu Karadeniz çay yetiştirme alanlarında uygulanacak gübre çeşidinin bir an için organik olduğunu ve müstahsilin veriminin yaklaşık yüzde 25 oranında düşebileceğini düşünürsek, müstahsilin geliri yılda 12 bin TL yerine 9 bin TL’ye düşecek. Organik gübre kullanımında sadece verim düşmüyor, yeterli ham madde arzı olmadığından dolayı kısıtlı miktarda üretilebilen organik gübreler diğer gübrelere göre daha pahalıya satılıyor, bu da çiftçi için daha fazla maliyet oluşturuyor.

Kompost Kaynaklı Organomineral Gübrelerdeki Bitki Besinlerinin Tamamı Alınır, Verim Artışı Sağlanır

Kompost kaynaklı ilk ve tek organomineral gübre markası olan HEXAFERM en az yüzde 15 verim artışı sağlıyor, toprakları ıslah ediyor, yer altı sularını kirletmiyor, dolayısıyla uzun dönemli verimli çay tarımına imkan tanıyor. Organomineral gübrelerde bitki besinlerinin kullanım miktarı kimyasal gübrelere göre farklılık taşıyor. Kimyasal gübrelerde azotun ancak %50’si, fosforun sadece %15-30 aralığı, potasyumun %40’ı bitkiler tarafından alınabilirken, organomineral gübrelerde, ürün içerisindeki organik madde ve hümik fülvik asitler sayesinde, varolan NPK’nın neredeyse tamamı kullanılabiliyor ve uygulama alanlarını ıslah ediyor. Organomineral gübrelerin içinde bulunan iz elementleri aynı zamanda kaliteli ürün elde etmeye fayda sağlıyor, bu içerik de organomineral gübreleri kimyasal gübrelere kıyasla daha değerli kılan özelliklerinden bir başkası.

Organomineral Gübrede Üretici Alışkanlıkları Değişmiyor

Organomineral gübreler katı formda gübreler olduğu için şekilleri ve uygulama yöntemi itibariyle alışıla gelmiş kimyasal gübre uygulaması ile aynı özellikleri taşıyor, dolayısıyla üretici alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik olmasına gerek kalmıyor. Aynı zamanda alternatif bazı gübrelere göre de çok büyük bir kullanım rahatlığı sağlıyor. Zira yılın neredeyse tamamında yağış alan Doğu Karadeniz’in iklimi, sadece kuru havada uygulanması gereken bazı diğer gübreler için uygun olmuyor ve aynı zamanda uygulanabilmeleri için sırtlarda taşınan değişik aksam ile engebeli arazilere tırmanılmasını gerektiren bazı gübreler çiftçilere de ayrı bir zorluk getiriyor. Organonineral gübrelerde bu tür sıkıntı ve kısıtların hiçbiri bulunmuyor. Müstahsil eski alışkanlıklarını aynen uygulayabiliyor, gübrelemeyi aynı şekilde yapabiliyor.

HEXAFERM Verim Artışı Sağlayarak Toprak Yapısını ve Su Kaynaklarını Korumayı Amaçlıyor

Organomineral gübreler kimyasal ve organik gübrelere kıyasla verim artışı sağlıyor ayrıca organik gübrelere göre birim alan üretici maliyetleri açısından çok daha ekonomik oluyor. Türkiye’de çok sayıda organomineral gübre üreticisi yer aldığı için tedarik ile ilgili herhangi bir sıkıntı da bulunmuyor.

HEXAFERM, verim kayıplarına neden olmadan, üretici maliyetlerini artırmadan, toprak yapısını ve su kaynaklarını koruyarak sürdürülebilir verimli tarım yapılmasına imkan tanımayı amaçlıyor.