Basın Odası

Hexagon Katı Atık, Sürdürülebilir Verimli Tarım Anlayışı Çerçevesinde Geliştirdiği Kompost İçerikli Organomineral gübre markası HEXAFERM, giderek çoraklaşan Karadeniz topraklarının çözümü, verim ve rekolte artıran gübresi olacak

Hexagon Katı Atık, giderek çoraklaşan Karadeniz topraklarına kompost kaynaklı organomineral gübre markası HEXAFERM ile çare sunuyor. Karadeniz topraklarının aşırı kimyasal gübre uygulamasından dolayı çoraklaştığı, yer altı sularının kirlendiği, hastalıklara sebebiyet verdiği ve dolayısıyla çay tarımının sürüdürülebilirliğini kaybettiği noktada, ürün gamında hem organik hem de organomineral gübre bulunduran Hexagon Katı Atık, Karadeniz toprakları için tek çarenin kompost içerikli organomineral gübre olduğunu savunuyor.

Organik gübrenin, ne kadar kaliteli olursa olsun, organomineral gübrelerin sunduğu verimi ve ürün kalitesini sağlayamadığını belirten Hexagon Katı Atık Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Murat Polat, “Kesin olarak bildiğimiz tek bir şey var, organik gübre her ne kadar toprağı iyileştirse dahi %50’lere yakın rekolte düşüşüne neden olacak. Bu rekolte düşüşü de çiftçinin elde etmiş olduğu gelirin azalmasına sebep olacak. Kimyasal gübrenin olmadığı yerde alternatif olarak organik gübrenin tek başına kullanılmasının taraftarı değiliz” diye konuştu.

Organik gübrede yeterince gübre arzı olmadığını, organik gübre kullanıldığında çiftçi maliyetlerini çok ciddi şekilde artıracağını, çay verimlerini ve dolayısı ile rekoltesini düşüreceğini, çayda daha fazla ithalat yapılmasının önünü açacağını ve sonuç olarak devlet bütçesine 600 milyon TL civarında ek yük getireceğini vurgulayan Polat, kimyasal gübre uygulaması ile de topraklarımızı giderek çoraklaştırdığımıza ve yer altı sularını kirlettiğimize dikkat çekerken, çözümün organik gübre olmadığını vurguladı.

Polat: “Biz burada organomineral gübreyi öneriyoruz. Belediye atıklarını toplayarak kompost üretiyor, bu kompost ile de organomineral gübre elde ediyoruz. En önemli artımız organomineral gübrenin kompost hammaddesini sürdürülebilir olarak aynı kalitede üretebiliyor olmamız. Organomineral gübrelerin içeriğindeki mineralleri kompost ile harmanlanmış olarak üretiğimizden bu besinlerin nerede ise tamamı bitkiler tarafından kullanılabiliyor ve bu yüzden toprak çoraklaşmasına ve/veya su kaynaklarının kirlenmesine sebep olmuyor. Bunların aksine HEXAFERM organomineral gübreleri içeriğindeki kompost sayesinde uygulama alanlarındaki toprakların pH’sını dengeleyerek toprak ıslahını sağlıyor” diye konuştu. Organik madde kaynakları arasında organomineral gübre uygulaması için en uygun ürünün kompost olduğuna vurgu yapan Hexagon Katı Atık Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Murat Polat, “Kompostun en uygun olmasının sebebi yüksek organik madde içeriği, yüksek hümik-fülvik asit içeriği, iz element zenginliği, mikrobiyolojik faaliyeti besleme özelliği, yüksek çözünürlüğü ve sürdürülebilirliği.

2010 yılında Pamukovada’da atıktan değer yatarmak üzere hayata geçirilen Biosun Pamukova Entegre Katı Atık Yönetimi (EKAY) Tesisi ile Hexagon Katı Atık; atıktan değer yaratarak topluma ve çevreye katkı sağlıyor, enerji üretiyor, ambalaj atıklarının geri dönüşümüne yönelik ayrıştırma yapıyor, karbon salınımının azaltılmasına fayda sağlıyor ve bölge halkını verdiği eğitimlerle çevre konusunda bilinçlendiriyor. Bunların yanı sıra organik atıklar özel uygulamalar sonucunda tarımda kullanılabilen organik madde zengini komposta; bu kompost da ek süreçlerden geçirilerek organomineral gübreye dönüştürülüyor. Dünyada kurulmuş endüstriyel boyuttaki ilk kompost kaynaklı organomineral gübre üretim tesisi olan Biosun Pamukova EKAY’da yılda üretilen 25 bin ton kompost kaynaklı organomineral gübre ile mahsul miktarlarında ve kalitesinde iyileştirme sağlanıyor ve aynı zamanda uygulama alanlarındaki topraklar da ıslah ediliyor. Hexagon Katı Atık aynı zamanda, yapımına Ocak 2016’da başladığı Pazaryeri Organomineral Gübre Üretim Tesisi’nde 2017 yılının başından beri de yılda 175 bin ton kompost kaynaklı organomineral gübre üretiyor. Bilecik Belediyeler Birliği ile imzalamış olduğu 29 yıl süreli evsel atık yönetimi imtiyaz sözleşmesi kapsamında inşaa ettiği Bilecik EKAY Tesisi’nde ise yılda 120 bin ton evsel, tarımsal ve endüstriyel atık işlenecek ve bu atıklardan yılda 12 milyon KWh elektrik elde edilecek.

TOPLUMA VE ÇEVREYE KATKI SAĞLIYOR

2010 yılında Pamukova’da atıktan değer yaratmak üzere hayata geçirilen Biosun Pamukova Entegre Katı Atık Yönetimi (EKAY) Tesisi ile Hexagon Katı Atık; atıktan değer yaratarak topluma ve çevreye katkı sağlıyor, enerji üretiyor, ambalaj atıklarının geri dönüşümüne yönelik ayrıştırma yapıyor, karbon salınımının azaltılmasına fayda sağlıyor ve bölge halkını verdiği eğitimlerle çevre konusunda bilinçlendiriyor. Bunların yanı sıra organik atıklar özel uygulamalar sonucunda tarımda kullanılabilen organik madde zengini komposta; bu kompost da ek süreçlerden geçirilerek organomineral gübreye dönüştürülüyor. Dünyada kurulmuş endüstriyel boyuttaki ilk kompost kaynaklı organomineral gübre üretim tesisi olan Biosun Pamukova EKAY’da yılda üretilen 25 bin ton kompost kaynaklı organomineral gübre ile mahsul miktarlarında ve kalitesinde iyileştirme sağlanıyor ve aynı zamanda uygulama alanlarındaki topraklar da ıslah ediliyor. Hexagon Katı Atık aynı zamanda, yapımına Ocak 2016’da başladığı Pazaryeri Organomineral Gübre Üretim Tesisi’nde 2017 yılının başından beri de yılda 175 bin ton kompost kaynaklı organomineral gübre üretiyor. Bilecik Belediyeler Birliği ile imzalamış olduğu 29 yıl süreli evsel atık yönetimi imtiyaz sözleşmesi kapsamında inşaa ettiği Bilecik EKAY Tesisi’nde ise yılda 120 bin ton evsel, tarımsal ve endüstriyel atık işlenecek ve bu atıklardan yılda 12 milyon KWh elektrik elde edilecek.

DÜNYANIN EN BÜYÜK ORGANOMİNERAL GÜBRE TESİSİ KARADENiZ iÇiN ÇALIŞIYOR

Bilecik’te kurulu olan dünyanın en büyük organomineral gübre üretim tesisi, Karadeniz çay üretim alanlarındaki toprak çoraklaşması, su kirliliği ve bunların sonucunda olduğu tahmin edilen hastalıklardaki artışın önüne geçmek konusunda kesin çözüm olarak görünen, çaya özel, organomineral gübre üretimine tüm hızıyla devam ediyor. Bu tesiste üretilen HEXAFERM marka organomineral gübreler, kimyasal gübrelerden farklı olarak içerdikleri düşük orandaki mineraller sebebi ile toprak tahribatını ve yer altı sularının kirlenmesini önlüyor. Minerallere ek olarak, bünyelerindeki organik maddeler sayesinde ihtiva ettikleri minerallerin tümünün çay bitkisi tarafından kullanılmasını sağlıyorlar. Bu sayede kimyasalların toprakta bağlanması engelleniyor, toprak ve yer altı suları da tahrip olup, kirlenmiyor. Organomineral gübrelerin içerdikleri organik madde sayesinde tüm kimyasallar çay bitkisi tarafından emildiğinden dolayı da kimyasal gübrelere nazaran çok daha az kimyasal barındırıyorlar. Kimyasal gübrelerde ise aksine kimyasallar toprakta bağlanıyor ve çay bitkisi tarafından kullanılmıyor; kullanılamıyor, zira kullanılmasına yardımcı olan organik maddeyi yapılarında barındırmıyorlar. Organik maddenin sağladığı yüksek yüzdeli faydalanma neticesinde de çay bitkisi çok daha iyi beslenyor ve bu da rekolteyi artırıyor. Teknolojik kurgusu tamamen yerli olan bu tesisleri yöneten mühendis ve teknik kadro için başlangıçta eğitim verilebilecek dünya üzerinde benzer başka bir tesisin bulunmaması, tüm eğitimlerin fiilen bu tesislerin devreye alınışı esnasında ve alındıktan sonra da faaliyette iken yapılması gereğini doğurdu.

TÜRKİYE’DE YETERLİ ORGANOMİNERAL GÜBRE ARZI VAR

800 Bin Dekarlık Doğu Karadeniz Çay Bölgesinin Tüm İhtiyacını Karşılayacak Kadar Organomineral Gübre Arzı Türkiye’de Mevcut. Doğu Karadeniz çay bölgesinde organik çay tarımına geçişin gündeme gelmesiyle birlikte organomineral gübre konusu da önemini artırdı. Bugün yeni bir gübre cinsi olarak algılanan organomineral gübreler, aslında 2008 yılından beri Türkiye’de üretiliyor. Hatta organomineral gübrelerin organik ve kimyasal gübrelere göre farkının ve faydalarının daha fazla bilinmesiyle birlikte bu gübre cinsi son yıllarda daha da popüler hale geldi ve bu cins gübreleri üreten, çoğunluğunu Türkiye’nin en büyük gübre üreticilerinin oluşturduğu, firmaların sayısı 10’a ulaştı. Organomineral Gübrelerin Etkinlikleri, Üretildikleri Seneden Beri Devlet Tarafından Tescilleniyor. Üretilmeye başlandığı 2008 yılından itibaren organomineral gübrelerin etkinlikleri, Türkiye’nin hemen hemen her yerinde, değişik tarımsal ürünlerde kullanılarak ispatlandı. Devletin araştırma enstitüleri olan TAGEM’lerde kimyasal gübrelere kıyaslamalı olarak uygulandı. Dolayısıyla organomineral gübreler sadece üreticiler ve işletmeler tarafından değil; devletin bu konuda yetkilendirdiği araştırma enstitüleri ve profesörler tarafından da etkinlikleri tescillenmiş ürünler oldu. Dünya Gübre Sektörü de Minerallerin ve Organik Maddenin Birlikte Kullanılmasını Öneriyor. Bu durum yalnızca Türkiye için geçerli değil, dünyadaki gübre sektöründeki gelişmelere baktığımız zaman da organomineral gübre kullanımının tavsiye edildiğini görüyoruz. Organomineral gübreler, ülkemizde ve tüm dünyada en az 10 yıldır test edilmekte olan, kabul görmüş ürünlerdir. Ülkemizde en az 10 adet organomineral gübre üreten kapasiteli üretim hacmine sahip firma bulunması sebebiyle de Doğu Karadeniz’in tüm gübreleme ihtiyacına yönelik yeterli arzı sağlayabilecek alt yapı mevcuttur.

ORGANİK GÜBREYE GEÇİŞ 1 YIL ERTELENDİ

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde, bu yıl başlaması beklenen organik çay tarımına geçiş gelecek yıla ertelendi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından önceki hafta yapılan açıklama ile bu yıldan başlanarak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2 yılda kademeli olarak organik çay üretimine geçilmesi yönündeki kararda değişikliğe gidildi. Doğu Karadeniz Bölgesi`nde halen 36 bin dekarda 34 bin 483 ton organik yaş çay hasadı yapılıyor. Organik çay tarımında geçen yıl dönüm başına 100 lira ile ek olarak kilo başına 1 lira 73 kuruş destekleme ödemesi yapıldı.